July 2009
1 post
alçım olmadı
hiç bi’ kere bile bir yerimi kırmadım
çünkü
domuz gibi kemiklerim var maşallah. öyle unbreakable‘vari bir hikaye falan anlatacağımı sanıyorsanız, size acilinden bir terapist tavsiye ederim. gerçek hayatta olmuyor anacığım öyle şeyler… film icabı hepsi!
neyse kemik diyordum, küçükkken doktor anneme “haftada bir beyin yedirin bol bol da süt içirin” demiş. anne,...
June 2009
5 posts
hiç bisiklete binmemiş olabilirim, ne var ki bunda
hiç bi’ kere bile bisiklete binmedim
çünkü,
benim bisiklete binme yaşım, daha bi’ doğrusu mahallenin bisiklet popülasyonun artışı bizimkilerin boşandığı zamana denk geliyordu.
hmm, oradan kıytırık bir bahane gibi görünüyor değil mi… değil işte. aileniz ikiye bölünüyorsa kalan ebeveyn “overprotective” olur.. düşüp kaşınızı gözünüzü yarmanızı istemez. bir de o...
ee, nokia da kullanmamışım
hiç bi’ kere bile nokia kullanmadım
çünkü…
bunun bir çünküsü yok. kullanmadım işte. böyle über akıllı telefonlara göz kırpmadan önce siemens’i pek çok severdim. sexy diye tanıttıkları bi modeli vardı ki koşa koşa gidip almıştım. bir hafta sonra bodrum’da denize düşürdük ama olsun, aldık bi kere. hiç de bir seksapeli yoktu. alenen gol yemiştik!
geçen hafta...
Amerikanya'ya gitmedim...
hiç bi kere bile amerikanya’ya gitmedim
çünkü;
dört saatten fazla uçarsam afakanlar basar beni. boğazım falan bir garip olur, böyle ümmüğünü sıkmak dedikleri türden. literatürde panik atak deniliyor galiba. ben daha travmatik bişiymişçesine tarif etmeyi daha çok seviyorum ama..
neysem, öyle değilmiş.. arjantin’e gittim ya kafayı kırıp. o zaman anladım, uçulurmuş esasen. abartacak...